Kentsel Dönüşüm Yasası Meclis Gündeminde: Karot Krizi, Malik Hakları ve Yeni Düzenleme Sinyali

Kentsel Dönüşüm Yasası Meclis Gündeminde: Karot Krizi, Malik Hakları ve Yeni Düzenleme Sinyali
İstanbul’un merkezi ve yüksek değerli bölgelerinden birinde yaşanan dönüşüm gerilimi, Kentsel Dönüşüm Yasası’nı yeniden ülke gündemine taşıdı. Bir turizm projesi etrafında şekillenen karot testi tartışması, malik hakları, imar planları ve dönüşüm sürecinin sınırları konusunda yeni bir tartışma başlattı.
Uzmanlara göre yaşanan süreç, kentsel dönüşüm uygulamalarında hukuki boşluklar, malik rızası, riskli yapı tespiti ve imar planı değişiklikleri gibi başlıklarda daha net ve dengeli bir çerçeve ihtiyacını ortaya koyuyor.
Karot Testi Üzerinden Başlayan Gerilim
Bölgede tamamlanmış ancak imar planı iptali nedeniyle ruhsat sorunu yaşayan bir yapı için yeni bir plan süreci başlatıldı. Bu kapsamda aynı ada üzerindeki apartmanlardan bağımsız bölümler satın alınarak kat maliki sıfatı kazanıldı ve ardından risk tespiti amacıyla karot örneği alınmaya başlandı.
İddiaya göre, bir yapının riskli ilan edilmesi halinde ada bazında yeni plan yapımının önü açılabilecek. Ancak bazı maliklerin bu sürece itiraz etmesi, uygulamanın kamu yararı mı yoksa ticari avantaj mı sağladığı sorusunu gündeme taşıdı.
“Projeye Uymayan Plan mı, Plana Uydurulan Proje mi?”
Eleştirilerin merkezinde, imar planına aykırı olduğu öne sürülen bir projenin plan değişikliği yoluyla meşrulaştırılmak istendiği iddiası bulunuyor. Bölge sakinleri, kendilerine sunulan sözleşmelerin yeterli güvence içermediğini, arsa payı devri konusunda ciddi belirsizlikler bulunduğunu ifade ediyor.
Özellikle şu sorular öne çıkıyor:
- Risk tespiti sürecinde tek bir malikin başvurusu yeterli olmalı mı?
- İtiraz eden maliklerin payının satılması uygulaması hangi sınırlar içinde yapılmalı?
- Ada bazlı projelerde mevcut müktesep haklar nasıl korunmalı?
Yönetmelik Değişikliği Tartışmayı Büyüttü
Kısa süre önce yapılan yönetmelik değişikliği ile riskli yapı karar süreçlerinin hızlandırılması, bu örnek olayla birlikte yeniden değerlendirme konusu oldu. Yeni düzenlemeye göre, belirli şartlarda tek bir hak sahibinin başvurusu dahi süreci başlatabiliyor ve itiraz halinde pay devri mekanizması devreye girebiliyor.
Destekleyenler bu düzenlemenin deprem riskine karşı hızlı aksiyon için gerekli olduğunu savunurken, eleştirenler ise yüksek rant potansiyeline sahip bölgelerde kötüye kullanım riskine dikkat çekiyor.
Maliklerin Talepleri: Müktesep Haklar Korunsun
Bölgede yaşayan kat malikleri, özellikle geri görünüm ve özel planlama alanlarında geçmiş ruhsat ve fiili yapılaşma haklarının korunmasını talep ediyor. Taleplerin odak noktası şu başlıklarda toplanıyor:
- Kazanılmış imar haklarının korunması
- Resen hak iptallerinin sınırlandırılması
- Yeni planların yalnızca ticari yoğunluk amacıyla yapılmaması
Kentsel Dönüşüm Yasası Yeniden Düzenlenir mi?
Yaşanan gelişmeler sonrası Kentsel Dönüşüm Yasası’nın Meclis gündemine taşınması ve yeni bir kanun teklifi hazırlanması bekleniyor. Olası değişikliklerde şu başlıkların öne çıkabileceği konuşuluyor:
- Riskli yapı tespit sürecinde malik çoğunluk kriterinin netleştirilmesi
- Ada bazlı dönüşümlerde kamu yararı tanımının güçlendirilmesi
- Arsa payı devri süreçlerinde şeffaflık ve teminat şartlarının artırılması
- Deprem güvenliği ile rant dengesinin yeniden kurulması
Deprem Güvenliği mi, Rant Baskısı mı?
Türkiye’nin deprem gerçeği dikkate alındığında dönüşümün hızlanması hayati önem taşıyor. Ancak yüksek metrekare değerine sahip bölgelerde dönüşüm kararlarının sosyal adalet ve mülkiyet hakkı çerçevesinde yürütülmesi gerektiği vurgulanıyor.
Uzmanlara göre çözüm; deprem güvenliğini önceleyen, malik haklarını koruyan ve plan değişikliklerini objektif kriterlere bağlayan daha şeffaf bir sistem kurulmasında yatıyor.
Önümüzdeki süreçte Kentsel Dönüşüm Yasası’nda yapılacak olası değişiklikler, yalnızca bu bölgeyi değil Türkiye genelindeki tüm dönüşüm projelerini yakından etkileyecek.
Gelişmeler Meclis’te atılacak adımlarla netleşecek.









